Ana içeriğe atla

çocuğunuz nasıl kötü alışkanlık edinir?

Güzel bir havaydı, eşim ve çocuklarımla yürüyüş yapıp, parkta ailece vakit geçirmek istedik.


Hafta içi olduğundan park tenhaydı.

Çocuklar salıncaklara koşarken, izbe bir köşede; orta okul ayarlarında 2, ilkokul ayarında da bir çocuk dikkatimi çekti.

Sessizce kafamı çevirmeden takibe aldım.
İlkin aklıma başka şeyler geldi, çok şükür öylesi bir şey değilmiş, fakat masum olmayan başka bir şeyle meşguldüler.

İki büyük çocuk, küçük çocuğun eline zorla sigara tutuşturuyordu.

İri yarı olanı;
- Artık erkek oldun, başarabilirsin.

Çocuk sigarayı ağzına bir götürüp bir getiriyor, cesaret edemeyince, diğer çocuk;

- Bizimle takılmak istiyorsan içmen gerekiyor. Biz eziklerle takılmayız, diye çocuğu sıkıştırmaya başladı.

Küçük çocuk tam içecekken artık dayanamayıp, kafamı tamamen onlara çevirdim ve çocukla göz göze geldik.

Yanlış olduğunu belirten bir kafa işareti yaptım.


İşaretimi hemen anlamasından, temiz bir ailenin çocuğu olduğu anladım.

Çünkü fark ettiğimi anlayınca, elindeki sigara yere düştü ve utancından yüzü kıpkırmızı oldu.

Benimde yüzüm kızarmıştı ama utanmaktan değil öfkeden.

Ben çocuklarla ilgilenen eşime, durumu hızlıca anlatırken; diğer çocuklarda, küçük çocuğu aşağılayarak tahrik etmeye devam ediyorlardı.

Daha fazla uzamasına müsaade etmeden  yanlarına gidip, ne yapmaya çalıştıklarını sorduk;
İri olanı,

-Hiiç abla sadece takılıyorduk,
-Okul zamanı ne takılması, diye sordu eşim,

-"Abi devamsızlık hakkımız var", diğeri "ders boş" gibi bahanelerle her soruya pişkin pişkin, cevap yetiştiriyorlardı.

Sadece küçük çocuğun ağzını bıçak açmıyordu.
 Gözlerimi ona dikince ben sormadan,

-Zorla elime tutturdular,  içmezsen sen erkek olamazsın, bizde senle arkadaş olmayız dediler.

Ona kısa bir nasihatten sonra, diğerlerine döndük.
Ailelerinin haberi olunca, ne kadar üzüleceklerini söyledik.
Fakat iki çocukta gülüp;

-Ohooo abla ben, annemin sigaralarını kullanıyorum. Kafası sıkılınca sigara içip tur atıyor. Onun kafası varda bizim yok mu?

Diğeri,

-Annemde benim yaşlarımda başlamış, konu komşuya anlatıyordu duydum. Üstelik benim babamda içiyor. Kimse bize karışamaz.

Küçük olanı dayanamayıp atladı,

-Abla lütfen annemle babama söylemeyin çok üzülürler.
Nasihatleri kabul etmeyen, diğer çocukların arsızlığına canı sıkılan eşim,

-Ben buralardayım, eğer bir daha parkta sigara içtiğinizi görürsem, "halka açık alanda sigara içiyor ve küçük çocukları alıkoyuyorlar diye, polise hakkınızda işlem yaptırırım."

-"Eee yaşımız küçük bize bir şey yapamazlar ki" deyince,

-"Sizin yaşınıza uygun ıslah evleri var. Anneniz babanızla birlikte karakolu görürsünüz. Onlarda sizi teşvik ettiğinden haklarında soruşturma başlatılır ve siz en iyi ihtimalle yurtlara gönderilirsiniz " dedi.

Bunu duyunca korkan çocuklar, bir nebzede olsa geri adım attılar. Onlar gidince eşim küçük çocukla konuşup evine gönderdi.

Bu olayı görünce çocuklarım için bir kez daha endişelenmeye başladım.

Sorumsuz anne babaların yaptıklarının ceremesini; sadece kendi çocukları değil, bilinçli anne babaların çocukları da çekiyor.

Her ne kadar kendi çocuklarımızı düzgün yetiştirmeye çalışsak ta; toplum olarak bilinçlenmedikçe, sağlıklı ve düzgün nesiller yetiştirmek imkansız olacak. 

Kısacası kendimizi kurtarmakla olmuyor bu iş.


Gülhanım Polat

--------------


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir annenin itirafı

“Ailenin tek çocuğuydum, yaklaşık beş  yaşlarındaydım. Annem hem geçimi, hem de ev yükünü yüklenmiş biriydi”  diye başladı arkadaşım söze.     Tek  istediğim çocuklarıma mahremiyet eğitimi verirken, okuduğum kitapların yanı sıra, tecrübeli insanların tavsiyelerini almaktı. Aslında o konuşmaya başlayana kadar fazla da ciddiye almamıştım. Hani her konuya özen gösteriyorum ya bu da eksik kalmasın,  cinsinden bir araştırmaydı sadece. Sözlerine devam ederken açıkçası böyle bir itirafı beklemiyordum. Sanki sormam, içini dökmesi için bahane oldu.    Ve devam etti kaldığı yerden ;   babamın da annemin de en büyük sorunu, karnımızı doyurmaktı. Hakikaten ellerinden geleni yapıyorlardı. Hatta biraz abartmışlardı ki erken yaşlarda obeziteyle karşılaştım.   Onlar çalıştıkça bende hırslanıp okuyacağım, çok iyi yerlere geleceğim diye erken yaşlarda kolları sıvamaya başladım. Yaşım ilerledikçe okul birinciliklerim, şiir ve k...

Sıfır(dan) Alın Teri

    “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir şey yemiş                                     değildir.” (Buhari, Bûyû, 15)   "Sıfırdan başlamak" bu tabirin ne kadar önemli olduğunu şu an yaşadığımız imtihanlar ve günümüz gidişatından gayet iyi kavrayabiliyorum. Eskiden bu tabiri kullanmak bir onurdu. Ama öyle laf olsun diye söylenmezdi, altı doluydu. " Çalmadım çırpmadım k endi alın terimle ulaştım". "Çocukluklarıma haram lokma yedirmedim" Bu günlerde bu sözler  o kadar anlamını yitirdi ki...    Artık hayata hızlı girişler,  bir gecede zengin ve şöhret olma gibi şeylerle insanlar, fark atmanın derdine düştü. Korkuyorum "huzur" kavramı artık efsanelere konu olacak diye.    Annem anlatırdı babam dışarıda bekçilik yaparken Erzurum soğuğunda kafasını tuğlaya koyarak uyuduğunu eve gelince de bıyıklarındaki buzları tarayarak te...

Elma sirkesi

  Dünya serüvenimiz bir Elmayla başladı. Bizim için çok faydalı olan içinde yüzlerce hikmeti bulunan kokusu, tadı, rengi, kimyası, şifası, görseli her birisi  yıllarca araştırılan elmanın doğada bedava olarak bize sunulması gerçekten tam bir Rahmet tecellisi          ( Anksiyete ve fibromiyalji hastası olarak bu süreci  insanlara ve söylemlerine takılmadan doğayla kafa kafaya vererek yapıyorum. böylece sevgi ve huzurla başlıyorum. )    El hasılı vel kelam bende  sirkeye ilk elmayla başladım. Bir çok araştırma yaptım en iyi sonuç aldığım tarifi sizinle paylaşayım.   ön bilgi olarak bazı temel kuralları söylemek istiyorum  Cam kavanoz şart plastiğe hiç boşuna emek harcamayın  Hijyen  (kesinlikle çamaşır suyu kullanmayın) sıcak su, varsa sirkeyle ya da doğal maden suyuyla çalkalayın  Meyvelerimiz ilaçsız, mumsuz olsun. (ben pazardan kesinlikle fabrika çıkışlı parlak  elma almıyorum. dokusunda m...