Ana içeriğe atla

Elma sirkesi

  Dünya serüvenimiz bir Elmayla başladı. Bizim için çok faydalı olan içinde yüzlerce hikmeti bulunan kokusu, tadı, rengi, kimyası, şifası, görseli her birisi  yıllarca araştırılan elmanın doğada bedava olarak bize sunulması gerçekten tam bir Rahmet tecellisi
         ( Anksiyete ve fibromiyalji hastası olarak bu süreci  insanlara ve söylemlerine
takılmadan doğayla kafa kafaya vererek yapıyorum. böylece sevgi ve huzurla başlıyorum. )
   El hasılı vel kelam bende  sirkeye ilk elmayla başladım. Bir çok araştırma yaptım en iyi sonuç aldığım tarifi sizinle paylaşayım.

  ön bilgi olarak bazı temel kuralları söylemek istiyorum

  •  Cam kavanoz şart plastiğe hiç boşuna emek harcamayın
  •  Hijyen  (kesinlikle çamaşır suyu kullanmayın) sıcak su, varsa sirkeyle ya da doğal maden suyuyla çalkalayın
  •  Meyvelerimiz ilaçsız, mumsuz olsun. (ben pazardan kesinlikle fabrika çıkışlı parlak  elma almıyorum. dokusunda mumlu olup olmadığını tırnağınızla kazıyınca anlayabilirsiniz. Tezgahtaki elmalarda ufak tefek çürük ve kurtlar varsa ilaçsız olduğuna kanaat getiriyorum. temizleyip kullanıyorum
  • Çekirdeklerini kullanma noktasında henüz net bir bilgi bulamadım bazılarında kullandım bazılarında kullanmadım. 
  • Bulunduğu ortamda deterjan, toz gibi şeyler bulunmaması gerekiyor. Karanlık ve serin bir yer tercih ettim benim için kontrolü kolay oldu havadar olması da önemli. Kiler dolabı da uygun
  • Süreç uzun olduğu için yapınca biraz fazla yapmak gerekiyor. ilk sirke denememin üçte ikisi bir kaç haftada  bitti.


  Şimdi tarifi vereyim.

  • Tatlı Amasya elması. Yoksa yine tatlı olan herhangi cins bir elma
  • İçme suyu ben kaynatıp soğutup kullandım. İsteyen hazır su kullanabilir.
  • Tercihen en az beş litrelik cam kavanoz 
  • Bir tutam himalaya ya da çankırı kaya tuzu bendeki maksat minarelinden faydalanmak. Yoksa şart değil.
  •   Ağzını kapatmak için peçete ya da temiz bir bez tülbent.


1. aşama : kavanozu ve elmaları temizlemek

2. aşama : elmaları kurutmak. Bu önemli üzerindeki doğal florası sağlıklı bakteri içeriyor üremeleri için fırsat tanımamız lazım.

3. aşama: elmaları kabuklarıyla birlikte ince ince doğrayıp kavanoza yerleştirmek. elmalar kavanozun 3 te biri kadar olsa yeterli isteyen yarı ya kadar doldurabilir.

4.aşama: suyu kavanozun ağzından en az dört parmak eksik kalacak şekilde doldurmak.

5. aşama: varsa mayalamak için sirke anası yoksa doğal sirke o da yoksa tatlı elmamın kendisi yeterli ama yeterince tatlı değilse biraz bal ekleyebilirsiniz.
ve son olarak isteğe bağlı tuz atıyoruz

     tahta kaşıkla karıştırıp ağzını bez ya da peceteyle kapatıyoruz. Yalnız dikkat etmek gereken nokta sirke sinekleri oluşurken (sirke sineği sirkenin olmasının alameti)  içine düşmemesi için kapatma işlemine özen göstermemiz gerekiyor.
 
  Meyveler dibe çökene kadar tahta kaşıkla günlük karıştırmaya devam ediyoruz yaklaşık 15- 20 gün sonra meyveler dibe çöküyor ve sirke anası oluşmaya başlıyor.  İlk sirkem de posayı meyveler dibe çöker çökmez süzmüştüm. Sirke anası çok geç oluştu. sonrakilerde posayı bir ay beklettim sirke anası çok çabuk ve sağlam oldu.
                                             (sirke anası böyle jelimsi birşey)

 size tavsiyem posa en az bir ay beklesin süzdükten sonra dibindeki posa ve sirke anasının üstüne temiz su ekleyip yeniden mayalayın. çok güzel tutuyor. süzdüğünüzü başka cam bir şişeye aktarıp ağzını sıkıca kapatın ve serin karanlık bir yerde muhafaza edin. 3 ay içinde sirkenizi istediğiniz gibi kullanabilirsiniz
                             ( buda  posadan tekrar yaptığım elma sirkesi ilkinden daha lezzetli oldu😉)

Posayla işimiz bitince toprağa gübre olarak saklıyoruz. (kainatta israf yok). Yapacaklara şimdiden afiyet şifa olsun .

Yorumlar

  1. Vücuttaki benle de iyi geliyormuş doğru mu

    YanıtlaSil
  2. evet bir pamukla günde iki üç kere et benlerine düzenli tampon yaparsanız kurutursunuz.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bir annenin itirafı

“Ailenin tek çocuğuydum, yaklaşık beş  yaşlarındaydım. Annem hem geçimi, hem de ev yükünü yüklenmiş biriydi”  diye başladı arkadaşım söze.     Tek  istediğim çocuklarıma mahremiyet eğitimi verirken, okuduğum kitapların yanı sıra, tecrübeli insanların tavsiyelerini almaktı. Aslında o konuşmaya başlayana kadar fazla da ciddiye almamıştım. Hani her konuya özen gösteriyorum ya bu da eksik kalmasın,  cinsinden bir araştırmaydı sadece. Sözlerine devam ederken açıkçası böyle bir itirafı beklemiyordum. Sanki sormam, içini dökmesi için bahane oldu.    Ve devam etti kaldığı yerden ;   babamın da annemin de en büyük sorunu, karnımızı doyurmaktı. Hakikaten ellerinden geleni yapıyorlardı. Hatta biraz abartmışlardı ki erken yaşlarda obeziteyle karşılaştım.   Onlar çalıştıkça bende hırslanıp okuyacağım, çok iyi yerlere geleceğim diye erken yaşlarda kolları sıvamaya başladım. Yaşım ilerledikçe okul birinciliklerim, şiir ve k...

Sıfır(dan) Alın Teri

    “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir şey yemiş                                     değildir.” (Buhari, Bûyû, 15)   "Sıfırdan başlamak" bu tabirin ne kadar önemli olduğunu şu an yaşadığımız imtihanlar ve günümüz gidişatından gayet iyi kavrayabiliyorum. Eskiden bu tabiri kullanmak bir onurdu. Ama öyle laf olsun diye söylenmezdi, altı doluydu. " Çalmadım çırpmadım k endi alın terimle ulaştım". "Çocukluklarıma haram lokma yedirmedim" Bu günlerde bu sözler  o kadar anlamını yitirdi ki...    Artık hayata hızlı girişler,  bir gecede zengin ve şöhret olma gibi şeylerle insanlar, fark atmanın derdine düştü. Korkuyorum "huzur" kavramı artık efsanelere konu olacak diye.    Annem anlatırdı babam dışarıda bekçilik yaparken Erzurum soğuğunda kafasını tuğlaya koyarak uyuduğunu eve gelince de bıyıklarındaki buzları tarayarak te...